Değerli Sanatçı,

Sizi, ekolojik sanat ve vegan sanatın buluştuğu noktada önemli bir soruyu tartışmaya davet ediyoruz: “Vegan sanat, ekolojik sanatın parçası mıdır?” Bu soru, sanatın yalnızca estetik bir ifade alanı olmadığını, aynı zamanda etik ve politik bir duruşu yansıttığını ortaya koyuyor. Sergi, doğayı, hayvan haklarını ve ekolojiyi merkeze alan bir sanat anlayışını görünür kılmayı amaçlıyor.

Serginin Tematik Çerçevesi

Ekolojik sanat, çevresel krizlere dikkat çeker; sürdürülebilirlik, ileri dönüşüm ve doğaya duyarlılık gibi konuları ele alır. Vegan sanat ise türcülük karşıtı bir etik dünya anlayışı benimser ve hayvan özgürlüğünü savunur. Bu iki alanın kesişim ve ayrışma noktaları, sergimizin ana tartışma zeminini oluşturuyor.

Sanatçıya Sorular

Bu tartışmaya katkıda bulunmanız için sizi şu sorular üzerinde düşünmeye davet ediyoruz:

  • Vegan sanat, materyal seçimleri, işlenen konular ve verdiği mesajla yalnızca ekolojik bir sanat pratiği mi, yoksa daha geniş bir etik ve politik duruşun yansıması mı?
  • Ekolojik sanat, hayvan haklarını yeterince kapsıyor mu?
  • Geri dönüştürülmüş malzemeler, bitkisel boyalar ve hayvanlara zarar vermeyen üretim süreçleri sanatın etik ve estetik boyutlarına nasıl etki eder?

Sanatçılardan Beklentiler

Sizden, ekolojik vegan sanat anlayışını yansıtan yapıtlarınızla bu tartışmaya katkı sunmanızı bekliyoruz. Sanatçıların materyal seçimlerinde hayvan sömürüsü barındıran malzemeleri kullanmaması istenmektedir. (İçinde hayvan çıktıları olan sanat malzemeler, deri, yün, keçe vb.)

Sergide Yer Alacak Yapıtlar

Bu sergi, yalnızca görsel bir deneyim sunmayı değil, aynı zamanda etik bir tartışma başlatmayı hedefliyor. Yapıtlar, ekolojik vegan sanatın sınırlarını ve olasılıklarını sorgulayan bir bütünlük oluşturacaktır. Üretimler, yalnızca sanatsal estetiğe değil, aynı zamanda etik üretim süreçlerine de odaklanarak, ekolojik ve vegan sanatın kesişim noktasını görünür kılacaktır.

Sergi, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirerek, ekolojik vegan sanatın geleceğine dair yeni sorular sormayı ve izleyiciyi bu sorular üzerinde düşünmeye teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Materyal seçiminden kavramsal çerçeveye kadar her aşamada etik bir bilinçle üretilmiş çalışmaların yer alacağı bu sergide, sanatın doğa ve hayvan haklarıyla olan ilişkisini derinlemesine tartışmaya açıyoruz.

Üretimlerinizi ve sanat pratiğinizi, bu kolektif tartışmaya katkı sunması adına görmekten mutluluk duyarız. Lütfen aşağıdaki bilgilerle birlikte başvurunuzu gönderiniz:

  • Kısa biyografiniz
  • Sergiye önereceğiniz çalışmaların görselleri ve kısa açıklamaları
  • Sanat pratiğinizin bu sergi temasıyla ilişkisini açıklayan bir paragraf

Katılacak sanatçılar, sürecin bir parçası olarak sergi kapsamında düzenlenecek söyleşi ve panellere de davet edilecektir. Bu buluşmalar, vegan sanat ve ekolojik sanatın günümüz sanat pratikleri içindeki konumunu tartışmaya açmak için önemli bir alan yaratacaktır.

Sergiye katılımınız ve katkınız, sanatın dönüştürücü gücünü birlikte keşfetmemiz için büyük önem taşıyor.

Üretimlerinizle bu yolculuğa katılmanızı heyecanla bekliyoruz.

Başvuru için son tarih: 12 Mart 2025

İletişim e-posta: yasamdanyanadernegi@gmail.com

GSM: 05324375133

Sergi Mekânı: Kült Kavaklıdere/Ankara

Doç. Dr. Özlem GÖK                                                      Nilgün Engin

Küratör                                               Yaşamdan Yana Derneği Y.K. Başkanı

2 Comments

  • Posted Mart 13, 2025 12:56 am by Kübra Yılmazer 0Likes

    İnsan çevresel sorunlarla, kentlerin oluşturmasıyla çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Çevresel hareketler endüstriyel ilerleme ve hızlı teknoloji gelişimiyle birlikte ortaya çıkan riskler hakkında insanları düşünmeye teşvik etmeyi amaçlayan bir harekettir. Bazı ülkelerde, ekonominin temelini oluşturan betonlaşma süreci, şehirlerin sürekli bir bulmaca gibi inşa edilip yıkılmasına neden olmaktadır. İnsanlar için doğal alanlardan uzaklaşmaya yol açan beton bloklar, doğa ve yeşil alanlar arasında engel oluşturmaktadır. Kentleşme, doğada yaşayan hayvanlar için de zararlıdır. Hızlı ve plansız kentleşme, doğal alanların tahrip olmasına yol açar. Bu durum, doğanın güzelliklerinin kaybına, hayvan türlerinin yok olmasına, su kaynaklarının azalmasına ve hidroelektrik 37 santrallerin kurulmasına neden olur. Sanayileşmiş toplumlarda endüstriyel teknolojik gelişmeler, insanların doğayı daha fazla kontrol etmesine ve sömürmesine yol açmıştır.

  • Posted Mart 13, 2025 8:03 am by Şeyma AL 0Likes

    Ghb

Add your comment